Borderline kişilik bozukluğu (BKB), kişinin duygularını düzenleme biçimini, kendilik algısını ve kişilerarası ilişkilerini etkileyebilen bir ruh sağlığı durumudur. Yoğun ve hızlı değişebilen duygular, terk edilme korkusu, ilişkilerde istikrarsızlık, dürtüsel davranışlar ve kişinin kendisiyle ilgili algısındaki değişimler borderline kişilik bozukluğunda görülebilir.
Borderline kişilik bozukluğu yalnızca “duygusal olmak” ya da ilişkilerde zaman zaman zorlanmak anlamına gelmez. Belirtiler genellikle uzun süreli bir örüntü oluşturur ve kişinin ilişkilerini, iş yaşamını, sosyal hayatını ve psikolojik iyi oluşunu önemli ölçüde etkileyebilir.
Borderline Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Borderline kişilik bozukluğunun belirtileri ve bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Her birey aynı belirtileri aynı şekilde yaşamaz.
En sık görülen özelliklerden biri terk edilme veya reddedilme konusunda yoğun hassasiyettir. Kişi, önem verdiği birinin kendisinden uzaklaşacağını düşündüğünde güçlü bir kaygı yaşayabilir. Bazen küçük bir davranış, mesajın geç yanıtlanması veya ilişkideki mesafe bile terk edilme duygusunu tetikleyebilir.
Kişilerarası ilişkiler de oldukça yoğun yaşanabilir. Bir kişi başlangıçta son derece değerli ve ideal biri olarak görülürken yaşanan bir hayal kırıklığının ardından ona karşı güçlü öfke veya değersizleştirme ortaya çıkabilir. Bu değişimler kişinin ilişkilerinde yakınlık ve uzaklaşma arasında gidip gelmesine neden olabilir.
Borderline kişilik bozukluğunda görülebilecek diğer belirtiler arasında şunlar bulunabilir:
Yoğun terk edilme korkusu
İlişkilerde hızlı ve belirgin değişimler
Benlik algısında ve kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerinde değişkenlik
Yoğun öfke ve öfkeyi kontrol etmekte zorlanma
Duyguların hızlı ve yoğun şekilde değişmesi
Süreğen boşluk hissi
Dürtüsel ve kişinin kendisine zarar verebilecek davranışlar
Yoğun stres altında geçici kuşkucu düşünceler veya gerçeklikten kopukluk hissi
Kendine zarar verme davranışları veya intihar düşünceleri
Bu belirtilerden birkaçının bulunması kişinin mutlaka borderline kişilik bozukluğuna sahip olduğu anlamına gelmez. Tanı, ruh sağlığı uzmanı tarafından kapsamlı bir klinik değerlendirme sonucunda konulmalıdır.
Borderline Kişilik Bozukluğu Neden Olur?
Borderline kişilik bozukluğunun tek bir nedeni bulunmamaktadır. Genetik yatkınlık, kişinin mizacı, erken dönem ilişkileri, çevresel koşullar ve yaşam deneyimlerinin bir arada rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Bazı kişiler çocukluk veya ergenlik döneminde ihmal, travma, kayıp, istikrarsız aile ilişkileri veya duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı deneyimler yaşamış olabilir. Ancak borderline kişilik bozukluğu olan herkesin travmatik bir çocukluk geçirdiğini söylemek doğru değildir.
Özellikle erken dönem ilişkiler, kişinin kendisini ve diğer insanları nasıl algıladığı üzerinde etkili olabilir. Güven, yakınlık, ayrılık ve terk edilme gibi temalar ilerleyen yıllarda romantik ilişkilerde ve diğer yakın ilişkilerde yeniden ortaya çıkabilir.
Borderline Kişilik Bozukluğu İlişkileri Nasıl Etkiler?
İlişkiler, borderline kişilik yapılanmasında önemli bir alan olabilir. Kişi bir yandan yoğun bir yakınlık ihtiyacı hissederken diğer yandan incinme, reddedilme veya terk edilme konusunda güçlü bir hassasiyet yaşayabilir.
Bu nedenle ilişkiler bazen oldukça yoğun başlayabilir. Partnerin davranışlarına karşı yüksek hassasiyet, güven konusunda zorlanma, kıskançlık, sık güvence arama veya karşı tarafın uzaklaşacağına dair kaygılar ortaya çıkabilir.
Yaşanan duygular kişi açısından son derece gerçek ve yoğun olabilir. Bu nedenle borderline kişilik bozukluğunu “ilgi çekme”, “manipülasyon” veya “aşırı tepki verme” gibi basitleştirici ifadelerle açıklamak hem yetersiz hem de damgalayıcıdır.
Psikoterapi sürecinde kişinin ilişkilerinde tekrar eden örüntüleri anlaması ve yoğun duyguların altında bulunan ihtiyaçları, korkuları ve çatışmaları fark etmesi üzerinde çalışılabilir.
Borderline Kişilik Bozukluğu ve Bipolar Bozukluk Aynı Şey mi?
Borderline kişilik bozukluğu ile bipolar bozukluk zaman zaman birbirine karıştırılabilir. Her iki durumda da duygu durumunda değişiklikler görülebilse de birbirlerinden farklı klinik tablolardır.
Bipolar bozuklukta mani, hipomani ve depresyon gibi belirli duygu durumu dönemleri söz konusudur. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygusal değişimler çoğu zaman kişilerarası ilişkiler ve kişinin yaşadığı olaylarla yakından bağlantılı olabilir ve daha hızlı ortaya çıkabilir.
Bu iki durumun birbirinden ayrılması için profesyonel klinik değerlendirme önemlidir.
Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavi Edilebilir mi?
Borderline kişilik bozukluğu psikoterapi ile ele alınabilen bir durumdur. Terapi süreci çoğu zaman uzun vadeli olabilir ve kişinin ihtiyaçlarına göre şekillendirilir.
Borderline kişilik bozukluğunda Diyalektik Davranış Terapisi (DBT) ve Mentalizasyon Temelli Terapi (MBT) gibi yapılandırılmış psikoterapi yaklaşımlarının yanı sıra farklı psikoterapi yöntemlerinden yararlanılabilir. Psikodinamik ve psikanalitik yaklaşımlarda ise kişinin erken dönem ilişkileri, kendilik algısı, bağlanma biçimleri, bilinçdışı çatışmaları ve ilişkilerinde tekrar eden örüntüler üzerinde çalışılabilir.
Terapi sürecinde amaç kişinin yalnızca belirtilerini azaltmak değil; kendi duygularını ve ilişkilerini daha iyi anlayabilmesine, yoğun duygularla daha sağlıklı biçimde başa çıkabilmesine ve daha istikrarlı ilişkiler geliştirebilmesine yardımcı olmaktır.
Borderline Kişilik Bozukluğu İçin Psikolojik Destek
Borderline kişilik bozukluğu kişinin ilişkilerini, benlik algısını ve günlük yaşamını zorlaştırabilir. Ancak doğru değerlendirme ve düzenli psikoterapi ile kişinin yaşadığı güçlükleri anlaması ve daha işlevsel başa çıkma yolları geliştirmesi mümkündür.
Face to Face Therapia’da psikoterapi süreci her danışanın ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve yaşadığı güçlükler dikkate alınarak bireysel olarak planlanmaktadır. Borderline kişilik bozukluğu belirtileri yaşadığınızı düşünüyorsanız profesyonel değerlendirme ve psikoterapi desteği almak süreci anlamlandırmak için önemli bir adım olabilir.
Powered by Froala Editor
